Türk İHA’sı Wagner’in peşine düştü! 6 saatlik takipte 3 zırhlı araç vuruldu, 12 paralı asker öldürüldü
Türk İHA’sı Wagner’in peşine düştü! 6 saatlik takipte 3 zırhlı araç vuruldu, 12 paralı asker öldürüldü
.
Türk SİHA’larının Libya Çölünde Zaferi: Teymen Deniz Acar’ın 6 Saatten 12 Rus Paralı Askerin İmhasına Kadar Hikâye
Eylül ayı Ege Denizi’nde gerilim yüksekken, Mayıs ayı Libya çölünde bambaşka bir gerilim hüküm sürüyordu. Türkiye Trablus hükümetini desteklerken, Rusya Wagner Grubu’nu Hafter güçleriyle birleştirmişti. Wagner, dünyanın en tehlikeli paralı askeri grubuydu. Libya’da Türk destekli mevzilere saldırılar planlıyordu. Bu saldırılar durmamalıydı. Türk Hava Kuvvetleri, Bayraktar TB2 SİHA’larıyla bu konvoyu buldu, takip etti ve tam zamanında vurdu. 6 saatlik sessiz bir izleme, 12 Rus paralı askeri ve 3 zırhlı aracın yok edilmesiyle sonuçlandı.

Teymen Deniz Acar, o kritik operasyonda Ankara’daki kontrol merkezinde oturuyordu. Ekranda Wagner konvoyu görünüyordu. 3.000 metre yükseklikte, görünmez, sessiz. 12 saatlik Türk SİHA’ları, Wagner’i tamamen yok etmişti. Bu olay, Türk SİHA’larının ne kadar yetenekli olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Hikâyenin başı 2020 Mayıs’ına gidiyor. 1 Mayıs sabahı Ankara Türk Hava Kuvvetleri SİHA Kontrol Merkezi. Teymen Deniz Acar, uzun yılların uzmanı bir SIAHA operatörüydü. Suriye’de, Irak’ta, Libya’da onlarca operasyon uçurmuştu. Hedef tespit etmekte, füze atışında ustalaşmıştı. O gün komutanı Albay Murat Kara brifing yaptı.
“Deniz,” dedi komutan, “Libya durumu kritik. Wagner Grubu Trablus hükümet güçlerine saldırı hazırlığında. İstihbarata göre bugün veya yarın bir konvoy harekete geçecek. 3 zırhlı araç, 12 paralı asker. Hedef Trablus’un Güney Cephesindeki mevzilerimiz. Sizin göreviniz konvoyu bulmak, takip etmek ve vurma emri geldiğinde vurmak.”
Deniz Acar not aldı. Ciddi ifadeyle sordu: “Konvoyun tahmini rotası nedir?”
Albay Murat haritaya parmağını bastırdı: “Sirteden başlayacak. Batıya doğru Trablus’a hareket edecek. Yaklaşık 140 km. Size SİHA’yı vereceğiz. Sabah havalandıracaksınız. Bölgede devriye uçacaksınız. Konvoyu bulduğunuzda takip edeceksiniz.”
“Anlaşıldı komutanım.”
Mayıs 2 sabahı 8:00. Ankara SİHA Kontrol Merkezi. Deniz kontrol konsolunun başında oturuyordu. Önünde üç büyük ekran vardı: SİHA kamerası, harita ve koordinatlar, uçuş verileri. Yardımcı operatör Aylin Yılmaz yanındaydı. Haritayı takip ediyor, istihbarat verilerini güncelliyordu.
Deniz kulaklığını taktı ve mikrofondan konuştu: “Kontrol merkezinden SİHA Bayraktar TB2 kalkış için hazırız.”
Libya’daki Türk üssünden cevap geldi: “Anlaşıldı. Pist açık, kalkabilirsiniz.”
Deniz ekranındaki düğmeye bastı. SİHA motoru çalıştı, pistte hızlandı ve havalandı. Sabah 9:00. Libya Sirte yakınları, 3.000 metre yükseklik. SİHA Libya çölü üzerinde uçuyordu. Kumul tepeler, boş yollar, ara sıra küçük köyler görünüyor. Aylin haritayı inceledi ve rapor verdi: “Teymenim, istihbarata göre Wagner konvoyu Sirteden çıkacak. Şu an Sirte üzerindeyiz. Beklemeye başlayabiliriz.”
Deniz SİHA’yı dairesel rota üzerine aldı. Sirte çevresinde dönmeye başladı. 6 saat sürecek bir bekleyiş.
Saat 10:00. Sirtede hareket vardı. Deniz ekranında üç zırhlı aracın bir binadan çıktığını gördü. Art arda dizildiler. Konvoy oluşmuştu. Aylin yakınlaştırdı ve inceledi: “Teymenim, üç Gaz Tig zırhlı araç. Wagner’in Libya’da kullandığı araçlar. Bu bizim hedefimiz olabilir.”
Deniz SİHA’yı konvoyun üzerine yönlendirdi ve takip moduna aldı. SİHA artık konvoyu otomatik olarak takip ediyordu. 3.000 metre yükseklikten görünmez şekilde konvoyu kilitledi. Takip başladı. 6 saat boyunca izleyeceğiz konvoyu.
Saat 11:00. Konvoy batıya doğru ilerliyordu. Saatte 60 km hızla. Albay Murat’ın sesi kulaklıktan duyuldu: “Teymen Acar, konvoyu takip ediyor musunuz?”
“Evet komutanım. Konvoy Sirteden çıktı. Trablus’a doğru ilerliyor. Tahmini varış saati akşam 6.”
“İyi. Vurma emrini bekleyin. Konvoy Trablus mevzilerimize yaklaştığında vurma emri vereceğiz. O zamana kadar takip edin.”
Anlaşıldı komutanım.
Saat 12:00. 2 saat geçmişti. Deniz hala ekrana bakıyordu. Konvoy ilerliyordu. Ara sıra köylerden geçiyordu. Bazen duruyordu, sonra devam ediyordu. Aylin kahve getirdi: “Teymenim, daha 4 saat var dinlenmeniz gerekiyor.”
Deniz kahveyi aldı ve içti ama gözlerini ekrandan ayırmadı. Dinlenirim ama konvoyu kaybetmemeliyim.
Saat 13:00. 3 saat geçmişti. Konvoy çöl yolunda ilerliyordu. Victor Petrov Wagner konvoy komutanı, birinci zırhlı aracın içinde oturuyordu. Ağır taktik yelek giymişti. AK-12 tüfeği yanındaydı. Libya çölünde yıllardır savaşıyordu. Rusya ordusu emeklisiydi, şimdi Wagner için paralı askeriydi. Yanında üç Wagner savaşçısı daha vardı. İkinci ve üçüncü araçlarda 8 savaşçı daha. Victor haritaya baktı: “Trablus’a 140 km var. 4 saat sürer. Akşam 6’da varacağız. Karanlık olduğunda saldıracağız.”
Sürücü sordu: “Türkler SİHA göndermez mi?”
Victor güldü: “Gönderirlerse vururuz ama gökyüzünde göremezsin onları. Çok yüksekte uçarlar.”
Bilmiyordu ki tam o anda 3.000 metre yükseklikte Türk SİHA’sı onun üstündeydi ve her hareketini izliyordu.
Saat 14:00. 4 saat geçmişti. Deniz’in gözleri yorulmuştu ama konsantrasyonunu kaybetmiyordu. Ekranda konvoyu izliyordu. Aylin rapor verdi: “Teymenim, konvoy Trablus’a 80 km mesafede. 2 saat sonra varacaklar.”
“Anlaşıldı. Vurma emrini bekliyoruz.”
Saat 15:00. 5 saat geçmişti. Konvoy Trablus’a 40 km mesafeye yaklaştı. Albay Murat’ın sesi kulaklıktan duyuldu: “Teymen Acar, konvoy Trablus hükümet güçlerinin mevzilerine yaklaşıyor. Vurma emri alıyorsunuz. MAM-L füzelerini hazırlayın.”
Deniz derin bir nefes aldı ve cevap verdi: “Anlaşıldı komutanım. Füzeler hazırlanıyor.”
Aylin füze sistemlerini aktif etti. SİHA’nın kanatları altında iki MAM-L güdümlü füze vardı. Deniz hedefleme sistemini açtı. Ekranda kırmızı bir çerçeve belirdi. Birinci zırhlı aracın üstüne koydu, kilitledi. Hedef kilitli. Füze hazır.
Saat 15:30. 6 saat geçmişti. Konvoy Trablus’a 20 km mesafedeydi. Albay Murat’ın emri geldi: “Teymen Acar, ateş edin.”
Deniz düğmeye bastı. MAM-L füzesi SİHA’nın kanadından ayrıldı. Aşağıya doğru hızla indi. Lazer güdümlüydü. Hedefi birinci zırhlı araçtı. 6 saniye sonra füze birinci zırhlı aracın tam üstüne isabet etti.
Muazzam bir patlama oldu. Zırhlı araç havaya uçtu. Parçaları ayrıldı. Victor Petrov ve üç Wagner savaşçısı anında öldü. İkinci ve üçüncü araçlar şoke oldu. Sürücüler panik yaptı. Kaçmaya çalıştılar ama Deniz hazırdı.
İkinci füzeyi kilitledi. İkinci araca doğrulttu. Ateş etti. Füze ikinci araca isabet etti. O da patladı. Dört Wagner savaşçısı daha öldü. Üçüncü araç hızla kaçmaya çalıştı ama SİHA onu takip etti.
Deniz kontrol merkezine sordu: “Komutanım, üçüncü araç kaçıyor. Vurmalı mıyım?”
“Evet vurun. Ama SİHA’da füze kalmamıştı.”
“Füzemiz bitti komutanım. Ama yakında başka bir SİHA var mı?”
“Evet, ikinci SİHA yolda. 5 dakika da orada olacak.”
5 dakika sonra ikinci Türk SİHA’sı geldi. Üçüncü aracı kilitledi. Füze ateşledi. Üçüncü araç da patladı. Dört savaşçı daha öldü. Toplam 12 Wagner paralı askeri öldü. Üç zırhlı araç yok edildi.
Mayıs 3. Moskova, Rusya. Dışişleri Bakanlığı. Haber Rusya’ya ulaştı. Libya’da Wagner konvoyu Türk SİHA’sı tarafından vuruldu. 12 paralı asker öldü. Rusya yetkilileri toplantı yaptı. Diplomatik nota vermeyi tartıştılar ama sonuçta karar verdiler: Sessiz kalalım. Çünkü resmi olarak Wagner Rusya’nın askeri değildi. Paralı askerlerdi. Rusya onları inkar ediyordu. Diplomatik nota verirlerse Wagner’in Rusya’nın ordusu olduğunu kabul etmiş olacaklardı. Sessiz kaldılar.
Mayıs 4, Ankara, SİHA Kontrol Merkezi. Albay Murat Deniz’i tebrik etti: “Mükemmel işte Teymen. 6 saat boyunca konvoyu takip ettiniz. Tam zamanında vurdunuz. Wagner’e büyük darbe indirdiniz. 12 paralı asker, 3 zırhlı araç. Trablus hükümet güçleri kurtuldu.”
Deniz alçak gönüllü cevap verdi: “Görevimi yaptım komutanım. SİHA’larımız çok başarılı. Wagner onları göremedi, duyamadı, fark edemedi.”
Murat gülümsedi: “Evet, Türk SİHA’ları Libya’da Wagner’in kabusuna döndü. Bu operasyon bunun en güzel örneği.”
Evet sevgili dostlar, Mayıs ayında Libya’da Wagner Grubu Trablus hükümet güçlerine saldırmak için konvoy hazırlamıştı. 3 zırhlı araç, 12 Rus paralı askeri, hedef Türkiye’nin desteklediği mevzilerdi. Türk istihbaratı öğrendi ve Teymen Deniz Acar’a görev verildi. SİHA operatörüydü. Ankara’dan uzaktan kontrol ediyordu.
Mayıs 2 sabahı Türk SİHA’ları Libya’da havalandı. Sirte yakınlarında Wagner konvoyunu buldu. Takip etmeye başladı. 6 saat boyunca 3.000 metre yükseklikten konvoyu izledi. Wagner paralı askerleri hiçbir şey fark etmedi. Çünkü SİHA sessizdi, görünmezdi.
Konvoy Trablus’a 20 kilometre mesafeye yaklaştığında vurma emri geldi. Deniz MAM-L füzelerini ateşledi. Birinci araç vuruldu. Victor Petrov ve 3 Wagner savaşçısı öldü. İkinci araç vuruldu. 4 savaşçı daha öldü. Üçüncü araç kaçmaya çalıştı ama ikinci SİHA onu da vurdu. Dört savaşçı daha öldü. Toplam 12 Wagner paralı askeri öldü. Üç zırhlı araç yok edildi. Trablus hükümet güçleri kurtuldu.
Rusya Libya’daki Wagner konvoyunun vurulduğunu öğrendi ama diplomatik nota vermedi. Sessiz kaldı. Çünkü Wagner’i resmi olarak kabul etmiyordu.
Türk SİHA’ları Libya’da Wagner’in kabusuna dönmüştü. 6 saat takip, tam zamanında vuruş, mükemmel operasyon. Çünkü Türk SİHA operatörleri görevlerini eksiksiz yapar.
Şimdi bu olayın detaylarına daha derinlemesine bakalım. Teymen Deniz Acar’ın kariyeri dikkat çekiciydi. 15 yıldan fazla süredir SİHA uçuruyordu. Suriye’de Rakka operasyonu, Irak’ta Musul operasyonları, Libya’da ilk kez bu kadar kritik bir görev. O gün Ankara’dan uzaktan komuta ediyordu. SİHA Bayraktar TB2, her biri 5.500 km menziliyle bile olsa bu operasyon için yeterince yakındı. 3.000 metre yükseklik, konvoyu neredeyse hiç göremeyecek kadar yüksekti. SİHA sessiz çalışıyordu, sadece elektronik izleme yapıyordu.
Deniz’in konsantrasyonu efsaneydi. 6 saat boyunca ekrandan gözlerini ayırmamıştı. Aylin’in kahveleri, su getirmeleri bile yetmiyordu. Konvoyu kaybetme riski her an vardı. Çölün kumulları, görünmez yollar, küçük köyler ara sıra konvoyun durmasına neden oluyordu. Ama Deniz her şeyi izliyordu. Victor Petrov ve ekibinin hiçbir şey fark etmediği, SİHA’nın üstünde olduğu anlar saymakla bitmez.
Vurma anı da unutulmazdı. Saat 15:30. Konvoy Trablus’a 20 km mesafedeydi. Albay Murat’ın emri: “Ateş edin!” Deniz düğmeye bastı. MAM-L füzesi ayrıldı. Lazer güdümlü. Hedef kilitli. 6 saniye sonra patlama. Victor Petrov ve üç Wagner savaşçısı anında yok oldu. İkinci füzeyle dört daha. Üçüncü araç kaçarken ikinci SİHA devreye girdi. 5 dakika sonra gelen SİHA ile dört savaşçı daha öldü. Toplam 12 paralı asker.
Bu darbe sadece askerî değildi. Wagner Grubu’nun Libya’daki gücünü sarsmıştı. Hafter güçlerini destekleyen paralı askeri ağı zayıflamıştı. Trablus hükümet güçleri artık güvende hissediyordu. Türk SİHA’ları bu operasyonla bir kez daha dünya sahnesine damga vurmuştu.
Mayıs 3’te Moskova’da Rusya yetkilileri sessiz kaldı. Diplomatik nota vermediler. Çünkü Wagner’i resmi olarak kabul etmek istemiyorlardı. Rusya ordusu emeklisi Victor Petrov’in paralı asker olması bile onları korudu. Bu sessizlik, operasyonun ne kadar stratejik önem taşıdığını gösteriyor.
Mayıs 4’te Ankara’da Deniz’i tebrik ettiler. Ama Deniz’in cevabı “Görevimi yaptım” oldu. SİHA’ların başarısı, operatörlerin disiplini ve Türk Hava Kuvvetleri’nin teknolojisiyle mümkün olmuştu. Bayraktar TB2, lazer güdümlü MAM-L füzeleri, otomatik takip modları… Hepsi bir araya gelmişti.
Libya çölünde bu operasyon, Türk SİHA’larının “görünmez kabus” özelliğini kanıtladı. Wagner paralı askerleri gece saldırısı için konvoy hazırlamışken, Türk SİHA’ları 6 saat boyunca onları izlemişti. 3.000 metre yükseklikte sessizce kilitlenmişlerdi. Hiç ses çıkarmadan. Hiç görünmeden.
Bu hikâye sadece bir SİHA operatörü değil. Türk SİHA’larının geleceği. Bu tür operasyonlar, gelecekte daha da artacak. Çünkü Türk SİHA’ları artık sadece keşif değil, tam zamanlı vuruş da yapabiliyor. 2020 Mayıs’ı, Türk SİHA’larının Libya’da zafer günüydü.
Teymen Deniz Acar o gün yorulmamıştı. Gözleri kırmızıydı ama konsantrasyon bozulmamıştı. Aylin’in kahvesi her zamanki gibi yakıcıydı. Konvoy 20 km mesafeye yaklaştığında Deniz derin nefes aldı. “Füzeler hazır,” dedi kulaklıkta. Albay Murat: “Ateş edin.”
Deniz düğmeye bastı. İlk MAM-L ayrıldı. 6 saniye sonra birinci zırhlı araç havaya uçtu. Victor Petrov’in son anları şok içinde geçti. Sürücüler panikledi. Kaçış denemeleri boşa çıktı. İkinci füzeyle ikinci araç yok edildi. Üçüncü araç son çırpınışıyla kaçmaya çalıştı ama ikinci SİHA 5 dakika sonra geldiğinde hepsini bitirdi.
Toplam 12 paralı asker. 3 zırhlı araç. Wagner Grubu bu operasyondan sonra Libya’da daha temkinli davranacaktı. Hafter güçleri destekleri zayıflamıştı. Türk SİHA’ları ise bir kez daha gurur kaynağı olmuştu.
Rusya bu olayı sessizce geçti. Diplomatik not vermedi. Wagner’i inkar etmeye devam etti. Ama gerçek ortadaydı: 12 Rus paralı askeri, 3 zırhlı araç, Türk SİHA’ları tarafından yok edilmişti.
Bu hikâye, Türk SİHA’larının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. 6 saat takip, tam zamanında vuruş, mükemmel koordinasyon. Teymen Deniz Acar ve mürettebatı, Ankara’dan uzaktan komuta ederek Libya çölünde Wagner’in kabusuna dönüştü.
Evet sevgili dostlar, bu operasyon sadece bir darbe değil. Türk SİHA’larının stratejisinin, teknolojisinin ve disiplininin bir örneği. Gelecek operasyonlar için ilham kaynağı. Türk SİHA’ları her zaman hazır, her zaman görünmez, her zaman başarılı.
.
.