İsrail’li Albay REZİL OLDU! JÖH Jandarma Özel Harekat Camdan Girdi ve 8 Rehinenin Hepsini Kurtardı!
İsrail’li Albay REZİL OLDU! JÖH Jandarma Özel Harekat Camdan Girdi ve 8 Rehinenin Hepsini Kurtardı!
**ŞEHİR OPERASYONUNDA YARATICILIK: TÜRK JÖH’ÜN AMMAN’DAKİ ZAFFERİ**
2024 Ekim ayının son günü. Ürdün’ün başkenti Amman. Kral Abdullah Özel Operasyonlar Eğitim Merkezi. Dünyanın en elit özel harekat birlikleri burada buluşmuştu. İsrail Sayeret Matkal, Amerikan Delta Force, İngiliz SAS, Fransız GIGN, Alman KSK, İtalyan 9º Reggimento d’Assalto, Ürdün Özel Harekat, Suudi Arabistan ve Türkiye… Hepsi aynı çatı altında, aynı hedefe doğru. Hedef: 4 katlı bir binada 15 terörist ve 8 sivil rehineyi kurtarmak. 20 dakika içinde. Sıfır sivil kaybı.
Bütün ülkeler için gerçek rekabet İsrail, Amerika ve İngiltere arasında yapılıyordu. Çünkü onların şehir savaşı tecrübesi gerçekten çok güçlüydü. İsrail Sayeret Matkal, 50 yıllık tecrübeyle dünyanın en iyisi olarak kabul ediliyordu. 1972 Münih Olimpiyatları, 1976 Entebbe Operasyonu, Gazze operasyonları… Bunlar onların efsanesini yazmıştı.
Türk takımı ise Jandarma Özel Harekat Birimi’nden (JÖH) geliyordu. 8 kişilik bir ekip. Komutan Üsteymen Murat Yıldız, 29 yaşında, 7 yıldır JÖH’de görev yapan, Diyarbakır ve Hakkari’de 40’ı aşkın operasyon yapan bir isim. Ama hepsi dağ ve kırsal operasyonda uzmanlaşmıştı. Şehir savaşı tecrübesi sınırlıydı.

**Açılış Töreni**
Tatbikatın açılış töreni eğitim merkezinin avlusunda yapıldı. Ürdün Kralı Abdullah kürsüye çıktı ve konuştu:
“Bu tatbikat modern çağın en zor askeri meydan okumasını simüle eder. Şehir içi terör operasyonu. Sivillerin arasında düşmanı bulmak, rehineleri kurtarmak ve masum can kaybı vermemek.”
Sonra İsrailli albay Joav Koh kürsüye davet edildi. 60 yaşında, 35 yıldır Sayeret Matkal’de görev yapan, dünya çapında tanınan bir isim. Sesi kalın ve kararlıydı:
“Şehir savaşı doğru prosedürle kazanılır. CQB (Close Quarters Battle), kapı patlatma, oda temizleme… Bunlar yıllarca geliştirdiğimiz tekniklerdir. Deneyimsiz birimler burada zorlanır ama tecrübeliler her zaman başarılı olur.”
Gözleri Türk takımı üzerinde takıldı. Hafif bir gülümseme yüzündeydi:
“Tabii ki dağ operasyonu yapan birimler için şehir yabancı bir ortamdır ama öğrenmeleri için buradalar.”
Türk askerlerin içinde bazıları rahatsız oldu. Ama Murat hiçbir tepki vermedi. Sadece Joav’a sessizce baktı.
**Tatbikat**
Saat 08:00’de tatbikat başladı. 4 katlı bir binada 15 terörist ve 8 sivil rehine. Görev: 20 dakikada rehineleri kurtarmak, teröristleri etkisiz hale getirmek. Her sivil kaybı ağır ceza.
İlk İsrail ekibi girdi. Joav kontrol odasından izliyordu. Ekibi disiplinliydi. Kapıyı patlattılar, içeri daldılar. Oda oda temizlediler. 12. dakikada bir terörist rehinenin arkasına saklandı. İsrailli asker ateş etti. Terörist öldü ama rehine de vuruldu. 13. dakikada başka bir odada benzer durum. Çapraz ateş. Bir rehine daha öldü. 14. dakikada operasyon bitti. 6 rehine kurtarıldı. 2 rehine öldü.
Amerika Delta Force girdi. Daha hızlıydılar. 16 dakikada bitirdiler. 7 rehine kurtarıldı. 1 rehine öldü.
İngiltere SAS. 17 dakika. 7 rehine kurtarıldı. 1 rehine öldü.
Şimdi sıra Türkiye’ydi.
Murat ekibini topladı:
“Arkadaşlar, herkes kapıdan giriyor. Standart prosedür. Ama standart prosedür standart sonuç verir. Biz farklı yapacağız.”
Ekip dikkatle dinledi. İki kişi kapıdan girecek. Dikkat çekecek. Geri kalanlar pencereden. Bir asker sordu: “Komutanım, 3. kat. Nasıl çıkacağız?” Murat gülümsedi:
“İp. Tatbikat başladı.”
Türk ekibi binaya yaklaştı. Kontrol odasında Joav izledi:
“Türkler yavaş hareket ediyor. Zaman kaybediyorlar.”
İki Türk asker ana kapıya doğru ilerledi. Ama patlatmadılar. Sadece kapıya vurdular. Ses çıkardılar. Joav kaşlarını kaldırdı: “Ne yapıyorlar?”
O sırada dört Türk asker binanın arka tarafına gitmişti. Kimse fark etmemişti. İp fırlattılar. 3. kata tırmandılar. Pencereyi sessizce açtılar ve içeri girdiler.
Kontrol odasında operatör şaşırdı. Türk askerler pencereden girdiler.
Joav ekrana eğildi. Kaşları çatıldı: “Ne?”
Türk askerler üçüncü kattan aşağıya doğru oda oda ilerledi. Sessizce kapı patlatma yok, gürültü yok. Teröristler kapıdaki iki Türk askere odaklanmıştı. Kimse yukarıyı kontrol etmedi.
5. dakikada Türk ekibi ilk rehine odasına ulaştı. Kapıyı açmadılar. Pencereden içeri baktılar. Terörist rehinelerin önündeydi. Türk keskin nişancı pencereden tek atışla teröristin başını vurdu. Rehineler sağ.
8. dakikada ikinci kat temizlendi. 4 rehine kurtarıldı.
11. dakikada zemin kat kaldı. En zor bölüm. Üç terörist dört rehineyle birlikte ana salondaydı. Türk ekibi pencelere ve kapıya eş zamanlı girdi. 3 saniye 3 atış. Üç terörist etkisiz hale getirildi. 4 rehine saha.
14. dakikada operasyon bitti. Sonuç: 8/8 rehine kurtarıldı. Sıfır sivil kayıp, 15 terörist etkisiz hale getirildi.
**Debriefing**
10 ülke toplandı. Ürdün Eğitim Merkezi Komutanı sonuçları açıkladı:
1. Türkiye JÖH – 8/8 rehine, 0 sivil kayıp, 14 dakika
2. Amerika Delta – 7/8 rehine, 1 sivil kayıp, 16 dakika
3. İngiltere SAS – 7/8 rehine, 1 sivil kayıp, 17 dakika
4. İsrail Sayeret Matkal – 6/8 rehine, 2 sivil kayıp, 18 dakika
Joav ekrana bakıyordu. Elleriyle yüzünü ovuşturdu. Ayağa kalktı. Sesi düşüktü:
“Ben ben hata yaptım. Türk ekibini küçümsedim. Şehir tecrübesi yok dedim. Ama gördüm ki tecrübe her zaman kitaplarda değildir. Onlar dağlarda yaratıcılık öğrenmişler ve bugün bize yeni bir şey öğrettiler.”
Sonra Murat’a döndü:
“Üsteymen Yıldız, pencereden giriş fikri nereden geldi?”
Murat ayağa kalktı:
“Albayım, Türkiye’de dağlarda teröristler mağaralarda saklanır. Kapıdan girmek intihar olur. O yüzden üstten ineriz ya da yandan gireriz. Beklenmeyeni yapmayı öğrenmişler.”
Robert Amerikalı komutan sordu:
“Ama şehir binası dağ mağarası değil. Nasıl uyguladınız?”
Murat gülümsedi:
“Bin başı, prensip aynı. Düşman kapıyı bekler. Biz pencereyi kullandık. Sürpriz. En iyi silahtır.”
James İngiliz albay ekledi:
“Peki neden iki asker kapıda kaldı?”
“Dikkat dağıtma albayım. Teröristler onlara odaklandı. Biz rahatlıkla girdik.”
Joav başını salladı:
“Akıllıca. Biz 50 yıldır aynı prosedürü kullanıyoruz. Siz farklı düşündünüz ve kazandınız.”
**Sonuç**
İki hafta sonra İsrail Savunma Kuvvetleri Türkiye’ye eğitim talebi gönderdi. JÖH taktiklerini Sayeret Matkal’a öğretmenizi istiyoruz.
3 ay sonra Murat ve ekibi İsrail’e gitti. Sayeret Matkal Birliği’ne beklenmeyen giriş taktiklerini öğretti.
Joav eğitim sonunda Murat’a sarıldı:
“Üsteymen, sen bana 35 yıllık kariyerimde unuttuğum bir şeyi hatırlattın. Yaratıcılık tecrübeden daha değerlidir. Bugün NATO ve birçok ülke Türk pencere girişi olarak bilinen taktiği öğretiyor.”
Murat ise yüzbaşı oldu ve her yeni JÖH adayına şunu söylüyor:
“Kitaplar size prosedür öğretir ama hayat size yaratıcılık öğretir. İkisini birleştirin ve imkansızı mümkün kılın.”
**Bu hikaye bize ne anlatıyor?**
Tecrübe önemlidir ama yaratıcılık daha önemlidir. Prosedür güvenlidir ama sürpriz daha etkilidir ve bazen dağda öğrenilen dersler şehirde zafer kazandırır.
Türk JÖH gün Amman’da sadece bir tatbikat kazanmadı. Tüm dünyaya gösterdi ki şehir savaşı sadece kitaplarda yazılı taktiklerle kazanılmaz. Yaratıcılıkla kazanılır.
İşte bu yüzden bazı zaferler pencereden gelir, beklenmedik yerden ve bazı kahramanlar sessizce süzülür. Onlar şehirlerde görev yaparken biz hikayelerini anlatıyoruz.
Yaratıcılık prosedürden güçlüdür.
Vatan sağ olsun.