Almanya’daki FETÖ Okuluna Operasyon! 35 Öğrencinin Ailesi İkna Edildi, 28 Çocuk…
Zeynep’in Görevi: FETÖ Okulunda 2 Yıl İçeriden
Almanya’ya gideceksin. Öğretmen olacaksın. FETÖ okulunda çalışacaksın ve çocukları kurtaracaksın.
Ankara Milli İstihbarat Teşkilatı Karargahı operasyon şefi barış kod adı Zeynep olan MİT ajanına görevi anlatıyordu. FETÖ terör örgütü Almanya’da okul kurmuş. Türk çocuklarının beyinlerini yıkıyorlar. Aileler durumun farkında değil. Sen Almanya’ya gidip öğretmen kimliğinle bu okula sızacaksın. Ailelerle temas kuracak, gerçekleri anlatacak ve çocukları kurtaracaksın.

Zeynep sordu. FETÖ benden şüphelenirse dikkatli olacaksın. Yavaş ilerleyeceksin. Ailelere okul dışında ulaşacaksın ve kimse kimliğini bilmeyecek. Zeynep kabul etti. Ne zaman gidiyorum yakında? O günden sonra ne oldu? Hikayenin başına dönelim. Ankara Milli İstihbarat Teşkilatı, Gizli Toplantı Odası. Zeynep 10 yıldır teşkilatta çalışıyordu. Saha operasyonlarında uzmandı. Farsça ve Almanca biliyordu. Pedagoji eğitimi almıştı. Operasyon şefi barış dosyayı açtı. FETÖ darbe girişiminden sonra Türkiye’den kaçtı. Lider kadrosu Almanya’ya sığındı ve orada yeniden örgütlenmeye başladı. Frankfurt’ta bir okul açtılar. İsmini değiştirip masum bir Türk okulu gibi tanıttılar ama gerçekte tamamen FETÖ kontrolünde. Türk aileler gerçeği bilmiyor. Çocuklarını iyi niyetle gönderiyor ama çocuklar örgüt ideolojisiyle yetiştiriliyor. Almanya’daki siyasi ortam nedeniyle müdahale edemiyoruz. Aileler bizi dinlemiyor. Bu yüzden içeriye sızacak güvenilir birine ihtiyacımız var. Zeynep sordu. Neden ben? Çünkü öğretmenlik eğitimin var. Pedagoji biliyorsun. Almanca konuşuyorsun. Aileler sana güvenebilir. Siyasetle ilgin yok. Bu da avantaj. okula başvuracak, işe girecek, iki yıl boyunca içeriden örgütlenmeyi izleyecek ve risk altındaki çocukları tespit edeceksin. Sonra ailelerle tek tek görüşüp onları ikna edeceksin.
Zeynep düşündü. İki yıl çok uzun. Ailemden ve teşkilattan uzak kalacağım. Biliyoruz bu büyük bir fedakarlık ama karar senin. Kimseyi zorla göndermiyoruz. Zeynep derin bir nefes aldı. Tamam. Kabul ediyorum. Çocuklar için gideceğim. Sonraki haftalar yoğun hazırlıkla geçti. Zeynep her gün teşkilata gelip eğitim aldı. İlk hafta FETÖ’nün yapısı, çalışma yöntemleri ve çocukları nasıl etkiledikleri anlatıldı. İkinci hafta Almanca pratik yapıldı. Üçüncü hafta rol canlandırmaları yapıldı. FETÖ yöneticileri sorgularsa ne diyeceği, aileler güvenmezse nasıl yaklaşacağı, şüphe çekerse nasıl davranacağı. Dördüncü hafta Frankfurt’la ilgili ayrıntılı bilgi verildi. Türklerin yaşadığı mahalleler, alışveriş noktaları, camiler, sosyal çevre. Hazırlık tamamlandıktan sonra Zeynep Frankfurt’a ulaştı.
Kimse karşılamadı. Gizli görevdeydi. Taksiyle Türk mahallesine gitti. Teşkilatın ayarladığı küçük daire hazırdı. Tek oda, küçük bir mutfak ve banyo. Basit ama yeterliydi. İlk gece yalnız otururken düşündü. İki yıl burada kalacağım. Çocukları kurtaracağım. Yapabilirim. Zeynep kısa süre sonra FETÖ okuluna başvurdu. Okul üç katlı, dışarıdan tamamen normal görünen bir binaydı. Resepsiyondaki kadın gülümseyerek, “Tabii müdürle görüşebilirsiniz.” dedi. Müdür Ahmet birkaç dakika sonra geldi. 40’lı yaşlarında takım elbiseli, kendinden emin bir adamdı. “Merhaba, ben müdür Ahmet. Buyurun ofisime.” Ahmet Zeynep’in özgeçmişini inceledi. “10 yıl öğretmenlik tecrübeniz var. Neden Almanya’ya geldiniz?” Zeynep hazırlıklıydı. “Buradaki Türk çocuklarının Türkçeden ve kültürlerinden uzaklaştığını gördüm. Onlara yardımcı olmak istedim.” Ahmet başıyla onayladı. “Bizim okulda disiplin çok önemlidir. Kurallarımız var ve uyulmasını isteriz. Tabii sorun olmaz. Hafta sonları da etkinliklerimiz oluyor. Katılabilir misiniz?” “Evet, katılabilirim.” Müdür memnun oldu. “Sizi işe alıyoruz. Pazartesi başlayabilirsiniz.” Zeynep işe başladığında 2. sınıf öğretmeniydi. 20 Türk çocuğu vardı. İlk gün kendini tanıttı. “Merhaba çocuklar. Ben öğretmen Zeynep. Türkiye’den geldim. Birlikte Türkçe öğreneceğiz. Matematik yapacağız ve çok eğleneceğiz.” Çocuklar alkışladı. İlk hafta normal ders yaptı. Ailelerle kısa görüşmeler yaptı. İkinci hafta bir şeyler fark etmeye başladı. Müdür Ahmet her gün sınıfa gelip kitapları kontrol ediyordu. Bir gün sordu, “Hangi kitapları kullanıyorsunuz?” Zeynep resmi kitapları gösterdi. “Bunlar Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’nın kitapları.” Ahmet kaşlarını çattı. “Hayır, bu kitapları kullanamazsınız. Bizim özel hazırlanmış kitaplarımız var.” Ertesi gün getirdiği kitaplar dışarıdan normal görünüyordu.
Fakat Zeynep dikkatle incelediğinde gerçek liderler, seçilmiş nesil, hizmet hareketi gibi ifadeler fark etti. Bunlar FETÖ propaganda kitaplarıydı. Zeynep çocukları izlemeye başladı. Bazılarının cumartesi günleri de okula geldiğini fark etti. Küçük Elif’e sordu. “Elif, bugün cumartesi. Neden okuldasın?” “Özel dersim var öğretmenim. Müdür amca bize güzel şeyler öğretiyor.” “Ne öğretiyor?” “Bizim özel olduğumuzu, seçildiğimizi, büyüyünce büyük işler yapacağımızı.” Zeynep içten endişelendi ama yüzüne yansıtmadı. Bir cumartesi okula gitti. Ahmet, “Bugün tatil. Neden geldiniz?” diye sordu. “Evde çalışamıyorum. Sessiz bir yer lazımdı.” Ahmet uyardı. “Ama özel derslere girmeyin. O dersler seçilmiş öğrenciler için.” Zeynep sınıfına geçti fakat kapıyı açık bıraktı. Koridordan çocuk sesleri geliyordu. Ahmet’in sesi duyuluyordu. “Sizler özel çocuklarsınız. Türkiye’nin geleceğisiniz. Liderimiz şu an uzakta ama siz büyüyünce Türkiye’yi kurtaracaksınız. Hizmet hareketine katılacaksınız.” Zeynep duyduklarıyla şok oldu. Durumu teşkilata bildirdi. Okul tamamen FETÖ kontrolünde. Çocuklar sistemli şekilde etkileniyor. Risk altında yaklaşık 35 çocuk var. Ailelere ulaşacağım. Zeynep çocukların listesini çıkardı. Okul içinde konuşması imkansızdı. Ahmet sürekli ortalıkta dolaşıyordu. Okul dışında rastlantı gibi karşılaşacağım diye düşündü. Bir markette velilerinden biri olan sultanla karşılaştı. Kısa sohbetten sonra konuyu açtı. “Okulun FETÖ tarafından yönetildiğini biliyor musunuz?” Sultan şok oldu. “Hayır, ben hiç duymadım.” Zeynep yavaşça anlattı. Cumartesi derslerini, propaganda içeriklerini, Elif’in durumunu. Sultan gözyaşlarına boğdu. “Ne yapmalıyım? Elif’i okuldan alın. Konsolosluk size yardımcı olur.” Sultan önce şüphe etti. “Kanıt var mı? Cumartesi dersine girin. Kendiniz duyun.” Sultan bir ders sırasında Ahmet’in “Seçilmiş nesilsiniz. Liderinize sadık olmalısınız.” dediğini duyunca hemen kızını aldı. Kısa süre sonra Zeynep’i aradı. “Öğretmenim haklıymışsınız. Elif’i okuldan aldım.” İlk çocuk kurtarılmıştı. Zeynep aylar boyunca her ay ikiü üç aileyle görüştü. Parkta Ayşe, camide Mehmet, doktor muayenesinde Fatma. Kimi hemen inandı, kimi araştırdıktan sonra yaz aylarına gelindiğinde 10 aile çocuklarını almıştı. Okul bu durumu fark etti. Ahmet toplantıda öfkeliydi. “Bu kadar öğrenci kaybı normal değil. Biri ailelere bir şey söylüyor.” Zeynep sessiz kaldı ama baskının arttığını biliyordu. Yaz tatilinde Türkiye’ye gidip teşkilatla görüştü. 10 çocuk kurtarıldı ama şüphe artıyor. Teşkilat uyardı. “Devam et ama çok dikkatli ol.” Yeni yılın başlamasıyla yavaş adım adım ilerledi. Her aileyle birkaç kez görüşüyor, güven kazandıktan sonra gerçeği anlatıyordu. Görevin sonunda 28 aile çocuklarını okuldan almıştı. Okul büyük kayıp yaşıyordu. Ahmet Zeynep’i ofise çağırdı. “Siz ailelerle çok yakınsınız. Ne konuşuyorsunuz?” Zeynep sakin kaldı. “Çocukların eğitimi hakkında konuşuyorum. Bu öğretmenin görevidir.” “Bu kadar öğrencinin gitmesi tesadüf mü?” “Benimle ilgisi yok.” Ahmet kanıt bulamadı ama şüphelendi. Zeynep görevinin bittiğine karar verdi. “İstifasını verdi. Ailemasta Türkiye’ye dönmem gerekiyor.” Ahmet soğuk bir yüzle “gidebilirsiniz.” Dedi. Zeynep konsolosluğa gitti. Konsolosçan teşekkür etti. “28 çocuk kurtarıldı. Aileler minnettar.” Zeynep gözyaşlarıyla gülümsedi. “Ben sadece görevimi yaptım.” İstanbul’a döndüğünde teşkilat onu törenle karşıladı. “Zor şartlarda iki yıl görev yaptın. 28 çocuğu FETÖ’nün elinden aldın. Sen gerçek bir ajansın. Gerçek bir kahramansın.” Evet sevgili dostlar, MİT kod adı Zeynep olan ajanına çok özel bir görev verdi. Zeynep Almanya’daki FETÖ okuluna sızdı, ders verdi. Çocukları sevdi ama asıl görevi başkaydı. 35 ailenin her birine tek tek ulaştı. Marketlerde, parklarda, kafelerde, camilerde konuştu. Gerçekleri anlattı. 28 aile çocuklarını okuldan aldı. Görev başarıyla tamamlandı. 2 yıl, 35 aile, 28 çocuk kurtarıldı.